🚨SON VERİŞ: Berkeley araştırmacıları bir teknoloji şirketinde çalışanların yapay zekayı nasıl kullandığını 8 ay boyunca izledi. Söz basitti: yapay zeka size zaman kazandıracak. Daha az yapın. Daha akıllı çalışın. Tam tersi oldu. İşçiler erken bitirip eve gitmek için yapay zeka kullanmazlardı. Daha fazlasını almak için kullandılar. Daha fazla görev. Daha fazla proje. Daha fazla saat. Kimse onlardan bunu istemedi. Kendileri yaptılar. Araştırmacılar, 8 ay boyunca haftada iki gün şirket içinde oturdu. 200 çalışanı gerçek zamanlı olarak izlediler. İş kanallarını takip ediyorlardı. Mühendislik, ürün, tasarım ve operasyon alanlarında 40+ mülakat gerçekleştirdiler. İşte buldukları. Yapay zeka her şeyi daha hızlı hissettirdi, böylece insanlar her boşluğu doldurdu. Öğle yemeğinde ipuçları gönderdiler. Toplantılardan önce. Gece geç saatlerde. İş günündeki doğal durak noktaları kayboldu. İnsanlar, kod yazarken, belgeler hazırlarken ve aynı anda toplantılarda otururken arka planda birden fazla yapay zeka ajanı çalıştırıyordu. Sanki bir ivme hissetti. Verimli hissettirdi. Ama geri çekildiklerinde, kendilerini gergin, daha meşgul ve tamamen koparılamadıklarını anlattılar. %83'ü yapay zekanın iş yükünü artırdığını söyledi. Azalmadı. Artırıldı. Çalışanların %62'si ve giriş seviyesi çalışanların %61'i tükenmişlik bildirdi. Yöneticilerin sadece %38'i aynı stresi hissetti. Gerçek işi yapanlar zararı emdirirken, liderlik verimlilik rakamlarını kutluyordu. Sonra kimsenin beklemediği tuzak geldi. Bir kişi yapay zekayı ekstra iş üstlenmek için kullandığında, diğer herkes geride kaldığını hisseder. Böylece tüm ekip hızlanıyor. Kimse resmi olarak beklentileri yükseltmez. Ama yeni tempo sessizce varsayılan haline geliyor. Yapay zekanın mümkün kıldığı şey, beklenen şeye dönüştü. Araştırmacılar buna bir isim verdiler: iş yükü artışı. İlk başta verimlilik gibi görünüyor. Sonra yeni temel nokta olur. Sonra bu tükenmişlik olur. Yapay zeka sana zamanını geri vermeliydi. Bunun yerine daha fazlasını yiyor. Ve en kötü yanı? Bunu kendine yapıyorsun. Gönüllü olarak.